DERBİS konulu bir önceki blog yazımda Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünün zaman zaman dilekçe, fiziki beyanname ve bildirim kabul etmediklerini belirtmiştim. Bunun kötü niyete dayandığını hemen akla getirmemek gerekir, DERBİS örneğinde konuşursak ev veya ofisinizden internete bağlanarak bir yazıyı Müdürlüğe göndermek sizin için de kolay olandır. Ama bir durumda fiziksel dilekçe vermek zorunda kaldınız.
Bu birçok kamu kurumunda yaşanabilen bir durum. Dilekçe kabul etmeme; dilekçeyi, beyannameyi, bildirimi kabul edebilecek kurumlardan biri olmasına rağmen başka kurumlara yönlendirme gibi davranışları maalesef duyabiliyoruz.
Hukuki Güvence: Anayasa ve 3071 Sayılı Kanun
Dilekçe verme hakkı her şeyden önce Anayasanın 74. Maddesinden kaynaklanan bir haktır.
| VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı MADDE 74- Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir |
Üstelik bu hak yalnızca Anayasa’da değil, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 3. maddesinde de düzenlenmiş ve kanun düzeyinde de güvence altına alınmıştır. Anayasa ve Kanunun ayrı ayrı güvence altına aldığı bir hakkın memurlar tarafından reddedilmesi çok akla yatmamaktadır.
Dilekçe hakkı: Madde 3 – Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.(Ek: 2/1/2003-4778/25 md.) Türkiye’de ikamet eden yabancılar karşılıklılık esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabilirler. |
Fakat gene de dilekçeniz kabul edilmiyor. Üstelik belirli bir tarihte dilekçenizi vermeniz, bir hakkı güvence altına almak veya bir süreyi kaçırmamak ve cezalı duruma düşmemek için zorunlu.
Fiziki yazışma konusunda görevliye verilecek asıl yazıyı ( Örneğin Dernek Beyannamesini veya Yurtdışı Yarım Bildirimini ), bir dilekçeye ekleyerek vermek ve yukarıdaki kanun maddeleri uyarınca o dilekçeyi almak zorunda olduğunu kayıt memuruna hatırlatmak önemli bir vurgudur. Bunun için dilekçenizden iki suret alın ve kuruma vermediğiniz surete evrak kayıt numarasını işleterek geri alın. Tabii, bu yazının konusu zaten bunu yapmaktan kaçınmaları, bu durumda ne olacak?
Yöntem 1: İadeli Taahhütlü Mektup
Bu geleneksel yöntem oldukça kullanışlıdır. Fiziksel olarak dilekçeyi kabul etmeyen kuruma dilekçenizi PTT yoluyla iadeli-taahhütlü bir mektupla göndermeniz durumunda ilgili kurumun evrak kabule görevli yetkilisi alındı belgesini imzalayacağı için, artık dilekçeyi kaydetmemek o görevlinin idari ve hukuki sorumluluğu anlamına gelir. Görevli böyle bir sorumluluğu almak istemeyecek ve evrakı kaydedecektir. Posta alındısının PTT tarafından size getirilmesinin ardından kuruma giderek, evrak kayıt numaranızı alabilirsiniz. Ancak bu da tam bir korumayı sağlamayabilir. Zarf transfer sırasında açılabilir, zarfın içinden çıkan yazıyla ilgili ispat sorunu yaşayabilirsiniz. Ancak hala başvurulabilecek bir yöntemdir ve alıcı devlet kurumu olduğunda genelde çözüm sunar.
Yöntem 2: e-devlet ve CİMER Üzerinden Başvuru
Bu yol da oldukça kullanışlıdır. Türkiye’de CİMER maalesef ihbar için kullanılan bir arayüze dönüşmüş ve amacından uzaklaşmıştır. Ancak etkili kullanıldığında oldukça hızlı çözümler de buradan gelebilir. Bu linke tıklayarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine yönlenebilirsiniz. Gerekli bilgileri doldurduktan sonra gelen ekranda “istek” seçeneğini işaretlemeniz, dilekçe metnini “Metin” kısmına yerleştirmeniz, dilekçenizin eki olarak vereceğiniz dokümanı da “Dosya Ekle” kısmına yüklemeniz önemlidir. Hemen hatırlatalım ki buraya pdf, word yüklenemez. Desteklenen dosya türleri uzantısı png, jpg, jpeg, tiff, tif olanlardır. Ama internet tabanlı dönüştürme programlarıyla elinizdeki dökümanı rahatça bu formatlara çevirebilirsiniz. Başvurunuzu kurum seçerek yapmak, bunu yaparken de doğru kurum seçmek süreci hızlandırır. Örneğin Valiliğe verilecek bir dilekçe ise ilgili ilin valiliğini seçebilirsiniz. Gönder dediğinizde artık dilekçenizi vermiş olursunuz.
Yöntem 3: En İşlevsel Yol – KEP (Kayıtlı Elektronik Posta)
Kamu kurumlarıyla yaptığınız bütün yazışmaları, özellikle yazışma sıklığınız varsa bu yöntemle yapmanızı kesinlikle tavsiye ederim. KEP yöntemini kullanmanız hem elektronik imza kullanıldığı için ıslak imzalı dilekçe yerine geçen bir dilekçe göndermeniz anlamına gelecek, hem o dilekçenin kuruma teslim delilini sistem üzerinden rahatça almanızı sağlayacak, hem de DETSİS adı verilen sistemle dilekçenin doğrudan ilgili kurumun KEP posta kutusuna düşmesini sağlayacaktır. Yani oldukça pratiktir. Avukatlar KEP adresine Türkiye Barolar Birliği ile Türkiye Noterler Birliği arasında imzalanan protokol sayesinde oldukça uygun fiyatlarla sahip olabilmektedir.
Bu yöntemi kullanmak için elektronik imzaya sahip olmanız ve bir KEP adresi edinmeniz gerekir. KEP adresiniz varsa sisteme girdikten sonra şu linke tıklayarak arama sekmesine gelerek dilekçeyi vermek istediğini kamu kurumunu, hatta alt birimini seçin. Kurumun DETSİS numarasını bu yolla tespit ettikten sonra KEP gönderim arayüzünde konu kısmına mutlaka bu kurumu ve DETSİS numarasını belirtin, varsa DETSİS NO kısmına da numarayı yazın. Eğer seçtiğiniz kurumun künyesinde KEP adresi bilgisi yoksa bu kurumun bağlı bulunduğu bakanlık veya genel müdürlük KEP adresini yazabilirsiniz. Örneğin Valiliklere göndereceğiniz dilekçe için icisleribakanligi@hs01.kep.tr adresini yazmanız, DETSİS No olarak ilgili valilik no’sunu yazmanız yeterlidir.
Dilekçenize e-imzanızı atın. UDF veya PDF formatında ek olarak yükleyin. KEP yazışmasının içeriğine de bu dilekçe içeriğini ayrıca yapıştırın. Gönder tuşuna basın. Bitti. Edirne’deyseniz ve dilekçenizi Hakkari Valiliğine gönderdiyseniz, üç saniye sonra artık dilekçeniz Hakkari’de.
Bu makale 27 Nisan 2026 tarihinde yayımlanmıştır.