1999’dan bugüne Türkiye’nin sivil toplum mevzuatı büyük bir değişim geçirdi. Bugün Türkiye, jeopolitik konumuyla uluslararası dernekler için vazgeçilmez bir merkez. Ancak bu dinamik sahada yer almak, sadece iyi bir amaç gütmeyi değil, doğru hukuki rotayı çizmeyi de gerektiriyor. Türkiye neden önemli ve bürokrasi labirentinden nasıl çıkarsınız?
Yabancı derneklerin Türkiye’de faaliyet göstermesinin temel üç yöntemi vardır.
- Şube açmak
- Temsilcilik açmak
- Faaliyet izni ile faaliyet yürütmek.
Yabancı Derneklerin Tabi Olduğu Hukuk Kuralları
Yabancı derneklerin Türkiye’deki faaliyetleri başlıca iki temel düzenlemeye dayanır:
- Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanun
- Dernekler Kanunu
1. Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanun Kapsamındaki Faaliyetler
26.03.1987 tarihli bu kanun, uygulamada çok sık bilinmese de yabancı dernekler için önemli bir hukuki dayanak sunar. Bu kanuna göre: Yabancı bir derneğin Türkiye’de şube açabilmesi Cumhurbaşkanı iznine tabidir. Kuruluş süreci, en az yedi kurucunun başvurusu ile başlar. Kurucular gerçek veya tüzel kişi olabilir. Kurucular arasındaki yabancıların Türkiye’de çalışma/ikamet iznine sahip olması gerekmektedir.
Örneğin, merkezi Washington D.C.’de bulunan AFCEA International, Türkiye’de aldığı izin doğrultusunda şube açarak faaliyet göstermektedir. Her ne kadar kanunda daha çok teknolojik ve ekonomik amaçlara vurgu yapılmış olsa da uygulamada farklı alanlarda faaliyet gösteren derneklerin de bu kapsamda şube açabildiği görülmektedir. Örneğin Uluslararası Hukukçular Birliği, Uluslararası Filistin Dayanışma Birliği, Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği; Türkiye’de faaliyetine izin verilen yabancı unsurlu bir “Birlik”tir. İçişleri Bakanlığının paylaştığı istatistiğe göre bu kanuna göre Türkiye’de şube kuran üç uluslararası dernek vardır.
2. Dernekler Kanunu Kapsamındaki Faaliyetler
Yabancı derneklerin Türkiye’de en yaygın faaliyet zemini Dernekler Kanunu’dur. Bu kanuna göre yabancı dernekler, İçişleri Bakanlığı izni ve Dışişleri Bakanlığı görüşü ile
- Temsilcilik veya şube açabilir
- Temsilcilik veya şube açmaksızın alacağı izinle Türkiye’de süreli faaliyet gösterebilir
2. A. Temsilcilik Açmak
Türkiye’de örgütlenmek, üye kabul etmek istemeyen ancak temsilcilik üzerinden faaliyet göstermekle yetinen yabancı dernekler açısından bu yöntemin daha çok ilgi gördüğü söylenebilir. Ayrıca tek bir kişinin başvurusuyla bile temsilcilik açmak mümkündür ve yabancı dernekler açısından bu tercihin pratik sonuçları vardır. Zira Türkiye’deki bir şubenin üye kabulü; zorunlu olarak bir şube tüzüğünü, şube organlarının teşekkül etmesini ve buna bağlı olarak prosedürlerin çoğalmasını getirmektedir. Temsilcilikler üye kabul edemezler. Bu yöntemle Türkiye’de temsilcilik açan yabancı dernek/vakıflara baktığımızda Almanya merkezli Konrad-Adenauer-Stiftung, Friedrich-Ebert-Stiftung, Heinrich Böll Stiftung; ABD merkezli Relief International; İngiltere merkezli Action for Humanity Türkiye’de açtıkları temsilciliklerle dikkat çekmektedir.
Türkiye’de Temsilcilik Açmak İsteyen Yabancı Dernekler Ne Yapmalı?
Öncelikle yabancı derneğin yönetim kurulu tarafından, Türkiye’de şube açılmasına ilişkin karar alınmalıdır. Bu kararın bir suretinin Türkçeye noter yeminli tercümesi yaptırılmalıdır. Yabancı derneğin orijinal tüzüğüne, tabi olduğu devletin yetkili kurumu tarafından apostille şerhi yapılmalı, ardından bu tüzüğün Türkçeye noter onaylı yeminli tercümesi yaptırılmalıdır. Yabancı derneğin Türkiye’deki temsilcisi olarak görevlendirilen kişi tarafından, Dernekler Yönetmeliğinin 6 No’lu eki olan form doldurulmalıdır. Temsilcinin Türk vatandaşı veya Türkiye’de çalışma izni olan bir yabancı olması zorunludur. Gene yönetmeliğin 9/A no’lu eki doldurulmalı ve temsilciliğin tüzüğü belirtilen formatta ve Türkçe olarak hazırlanmalıdır. İkamet izni veya çalışma izni belgelerinin fotokopilerinin verilmek istenilmesi durumunda “aslı gibidir” yapılmak üzere belgelerin asıllarının da daha sonra iade edilmek üzere başvuru evraklarına eklenmesi gerekmektedir. Bakanlıktan temin edilecek ön bilgi formunun teslimi ile birlikte başvuru süreci tamamlanmış olacaktır ve Bakanlıkça bir karar verilecektir. Olumlu karar verilmesi durumunda artık temsilcilik faaliyete başlayabilecektir. Temsilcilik başvurusunun reddedilmesi, yargı denetimine tabidir. Ret kararına karşı İdare Mahkemesinde dava açılmalıdır.
2. B. Şube Açmak
İçişleri Bakanlığının 22.04.2026 tarihinde güncellediği son istatistiğe göre Türkiye’de Dernekler Kanunu kapsamında 15 yabancı dernek Türkiye’de şubeye sahiptir. İngiltere merkezli Amnesty International’in Türkiye seksiyonu, ABD merkezli The International Society for Magnetic Resonance in Medicine Türkiye Şubesi, Fransa merkezli La Congregation Communaute Des Petites Soeurs Des Pauvres Derneği Türkiye Şubesi, bu kanuna göre alınan izin kapsamında Türkiye’de şubeleşmiştir.
Türkiye’de Şube Açmak İsteyen Yabancı Dernekler Ne Yapmalı?
Yabancı derneğin Türkiye’de açacağı şube amacına uygun şekilde üye kaydedeceği için prosedür benzese de açılıştan sonraki süreçteki prosedürler farklılaşacak, biraz daha ayrıntılı olacaktır.
Tıpkı temsilcilik örneğinde olduğu gibi öncelikle yabancı derneğin yönetim kurulunun, şube açılmasına ilişkin bir karar alması gerekmektedir. Bu karardan bir suretin Türkçe noter tercümesi yaptırılmalıdır. Aynı şekilde yabancı derneğin orijinal tüzüğüne, tabi olduğu devletin yetkili kurumu tarafından apostille şerhi yapılmalı, ardından bu tüzüğün Türkçeye noter onaylı yeminli tercümesi yaptırılmalıdır. Apostille işleminin o ülkedeki Türkiye Konsolosluğu tarafından yapılması da mümkündür. Temsilciliğin tek kişi başvurusuyla olabileceğini yukarıda belirtmiştik. Şube açma başvurusunda ise en az üç kişinin bulunması gerekir. Bu kişiler arasında yabancıların var olması halinde bu kişinin Türkiye’de çalışma izni bulunması zorunludur. Çalışma izni bulunan yabancılar oturma hakkına da sahip olduğundan, ayrıca oturma izni almaya gerek bulunmamaktadır. Başvuru sahipleri tarafından Dernekler Yönetmeliğinin 6 No’lu eki olan form doldurulmalıdır. Gene yönetmeliğin 9/A no’lu eki doldurulmalı ve temsilciliğin tüzüğü belirtilen formatta ve Türkçe olarak hazırlanmalıdır. İkamet izni veya ikamet hakkı da veren çalışma izni belgelerinin fotokopilerinin verilmek istenilmesi durumunda “aslı gibidir” yapılmak üzere belgelerin asıllarının da daha sonra iade edilmek üzere başvuru evraklarına eklenmesi gerekmektedir. Bakanlıktan temin edilecek ön bilgi formunun teslimi ile birlikte başvuru süreci tamamlanmış olacaktır ve Bakanlıkça bir karar verilecektir. Olumlu karar verilmesi durumunda artık şube faaliyete başlayabilecektir. Şube başvurusunun reddedilmesi, yargı denetimine tabidir. Ret kararına karşı İdare Mahkemesinde dava açılmalıdır.
Görüleceği üzere şube başvuru süreci temsilcilik başvuru süreci ile hemen hemen aynıdır. Farklı olansa şubenin Dernekler Kanununa ve Türk Medeni Kanununa göre ilave yükümlülüklerinin var olmasıdır. Şube, üye kaydetmeli ve altı ay içerisinde kuruluş genel kurulunu toplamalı, zorunlu organlarını seçmelidir. Bu aşamadan sonra bu şubeler, Türk hukukuna göre kurulmuş derneklerin yükümlülüklerine de sahip olacaktır. Zira artık Türkiye’de örgütlenen, üye kabul eden derneklere dönüşmüş olmaktadırlar.
2.C. Şube veya Temsilcilik Açmaksızın Süreli İzinle Faaliyet
Bazı yabancı dernekler Türkiye’de şube veya temsilcilik açmaksızın faaliyette bulunmayı tercih edebilir. İngiltere merkezli Save the Children; Çek Cumhuriyeti merkezli Charita Ceska Republika buna örnek verilebilir. Faaliyet bir izinle gerçekleşebilir ve iznin süresi vardır.
Şube veya Temsilcilik Açmaksızın Türkiye’de Faaliyet Göstermek İsteyen Yabancı Dernekler Ne Yapmalı?
Temsilcilik, belirli bir ölçüde Türkiye’de yerleşik olmayı gerektirmektedir. Şube ise hem yerleşik olup, hem de üye kaydetmek isteyen yabancı dernekler açısından uygun bir seçenektir. Peki bu ikisi olmaksızın Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı dernekler açısından durum nedir?
Bu durumdaki derneklerin, Türkiye’de amaçları doğrultusunda belirli bir faaliyeti belirli bir süre içerisinde doğrudan gerçekleştirebilmek için “Türkiye’de Faaliyette Bulunma” izni almaları gerekmektedir. Yabancı STK adına Türkiye’de faaliyetleri sürdürebilecek en az bir kişinin görevlendirilmesi ve görevlendirilen kişinin yabancı olması halinde Türkiye’de ikamet izninin ( Veya ikamet hakkı da sağlayan çalışma izni) bulunması gerekmektedir.
Hazırlanması gereken belgeler temsilcilik için gereken belgelerle aynıdır. Tek fark, yönetmeliğin 9/A no’lu eki değil 9/B no’lu eki doldurulmalıdır.
| Özellik | Temsilcilik Açmak | Şube Açmak | Süreli Faaliyet İzni |
| Üye Kabulü | Yapamaz ❌ | Yapabilir (Kuruluşta en az 3 kişi) | Yapamaz ❌ |
| Karar Alma Merci | İçişleri Bakanlığı (Dışişleri Görüşü ile) | İçişleri Bakanlığı (Dışişleri Görüşü ile) | İçişleri Bakanlığı (Dışişleri Görüşü ile) |
| Zorunlu Organlar | Yok (Tek temsilci yeterli) 👤 | Var (Genel Kurul, Yönetim Kurulu vb.) 👥 | Yok 👤 |
| Süre Sınırı | Süresiz ♾️ | Süresiz ♾️ | Süreli (İzne bağlı) ⏳ |
| Yönetmelik Eki | Ek 9/A | Ek 9/A | Ek 9/B |
| Kimler İçin Uygun? | Üye kaydetmeden, daha az prosedürle yerleşik faaliyet yürütmek isteyenler | Türkiye’de örgütlenmek, üye kaydetmek ve genişlemek isteyenler | Belirli bir proje için geçici süreyle sahada olacaklar |
Türkiye’deki Yabancı Derneklerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu
Dernekler açısından böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak idari süreçlerde yapılacak hataların, özellikle Dernekler Kanunundan kaynaklanan idari para cezalarındaki yüksek artış dikkate alındığında, ağır maliyetleri olabilir. Bu sorunla karşılaşmamak ve idari süreçleri hukuka uygun yürütmek için yabancı derneklerin yukarıda belirttiğimiz işlemleri bir avukatla birlikte yürütmeleri, kendi yararlarına olacaktır. Özellikle izin alma sürecindeki hataların sonradan düzeltilmesi mümkün olamamaktadır, bu da kuruluş aşamasında bir avukatın varlığını çok daha önemli hale getirmektedir.
Yayımlanma Tarihi: 17 Mayıs 2026